Varlık Vergisi Nedir?

Varlık vergisi nedir? Varlık vergisi tarihi nedir? Neden varlık vergisi çıkarıldı? gibi soruların yanıtlarını yazımızda bulabilirsiniz. Varlık vergisi, kişinin toplam servetini ilgilendiren bir vergi türüdür. Varlık vergisi hesaplanırken, kişinin servetiyle birlikte borçları da ele alınır. Yani net varlık vergisi ve olağanüstü servet vergisi olarak da isimlendirilir. Bu kapsamda kişisel servete konulan vergi haricinde satın alma gücü ile ilgili bir vergi görünümündedir. Dolayısıyla gelir vergisinden de bu durumda ayrılmaktadır. Varlık vergisiyle gayrimüslimler servetlerini yitirmeye başlamıştır. Müslümanlar ise sermayedar olma hakkını elde etmiştir. Türkiye’de 1940’lı yıllarda açlığa mahkûm edilmiştir.

Varlık Vergisi Ne Zaman Çıktı?
Varlık Vergisi Ne Zaman Çıktı?

Varlık Vergisinin Çıktığı Dönem

İkinci dünya savaşının başladığı dönemlerde Türkiye tarımla ilgilenmekteydi. Toplumun büyük bir kesimi tarımla uğraşıyordu. Hayvancılıkla uğraşmak o dönemde lüks sayılırdı. Bütün tarihlere bakıldığında ülkemiz için yapılan tüm ticaretler ülkemizin faydası içindir.  1942 senesinin kasım ayında kanunlaşan ve II. Dünya Savaşı yıllarında ekonomik zorlukları aşmayı hedef edinen ve edinilmiş servet ve karlara yönelik olan bir defaya mahsus çıkarılan vergidir.

Varlık Vergisi

TBMM, 11 Kasım 1942 tarihinde “4305 sayılı Varlık Vergisi Hakkında Kanun” adını taşıyan yasayı kabul etti. Bu yasa verginin mevzuu, verginin miktarı, verginin tarhı, verginin tebliğ ve tahsili, mürür-ü zaman, mer’iyet bölümlerini içeren 17 maddeden oluşuyordu. Onbir aylık uygulamadan sonra 17 Eylül 1943 tarih ve 4501 sayılı üç maddelik bir yasa ile yürürlükten kaldırıldı.

Varlık vergisi nedir? Varlık vergisinin önemi nedir?  Gayrimüslimler, tüccarlara ve iş adamlarına büyük bir darbe vurarak birçoğunun ülkeyi terk etmelerine sebep olmuşlardır. Büyük çiftçilerle birlikte gayrimenkul sahipleri ve şirket ortakları da bu doğrultuda değerlendirmeye alınmıştır. Vergi verecek olan kişilerin, kimin vergi vereceği ve kimin ne kadar vergi vereceği ilin ya da ilçenin en yüksek mülki amirinin kurduğu bir komisyon tarafından belirlenmekteydi. Bu orana ve vergi miktarına karşı itiraz etmek imkansızdı. Dolayısıyla 15 gün içinde istenilen miktar da ödenmek zorundaydı. Şayet ödeme yapılmazsa bu kişiler çalışma kampına gönderilmekteydi Ayrıca bu vergiyi almak için de yakın akrabaların mal varlıklarına el konuluyordu.

Varlık Vergisinin Ödenmesi ve Koşulları

Olağanüstü servet vergisi olarak da adlandırılan varlık vergisi, 11 Kasım 1942 yılında Türkiye’de 4305 sayılı kanunla ortaya konuşmuştur Varlık vergisi nedir? sorusunda Vehbi Koç’a göre “Alınan vergiler, Müslümanlara dağıtılmaktaydı. Amaç aslında budur” demiştir. Varlık vergisinin hukuk dışı olmasının nedeni kanunda belirtilmemiş olan fakat tamamıyla komisyonların inisiyatifine bırakılmıştır. 15 gün içinde ödenmesi mecburi kılınmıştır. İkinci dünya savaşında dünya finans piyasasının çöküş yaşadığı dönem, bu vergiyi ödemekte zorluk çeken aileler, kendi şirketlerini, hisselerini evlerini ucuz fiyatlara satmaları için zorbalık yapılmıştır.

Varlık Vergisi Uygulaması

Kanunun yürürlüğe girmesi ve uygulamaya başlanmasının ardından il komisyonları kurulmuş ve mükellefler tespit edilmiştir. Mükellefler, Müslümanlar, gayrimüslimler, gelir sahipleri, büyük çiftçiler, geçici işçiler, yabancılar vb. gruplara ayrıldı. Bu çizelgelerde vergi mükellefleri

a) Belirli kişiler olarak ayrılmış

b) Vergi tutarları listedeki sırasına göre bulunarak gruplar değerlendirilmiştir.

Bu şekilde belirlenen vergi tutarları belli usullere göre ilan edilmiştir.

Koleksiyonlar oluşturuldu.

Bazı tedbirler nedeniyle ödeme vadeleri uzatıldı.

Başta maddi hatalar olmak üzere bazı itirazlar kabul edilmiş ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır.

Listede yabancı vergi mükelleflerinin vergilerinde indirime gidildi.

Ödemeyenler hakkında haciz işlemleri başlatıldı. Borçlarını ödemeyen bazı mükelleflere işyeri istismarı suçundan ceza kesildi.

Verginin Kaldırılması Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra ödenmeyen vergiler kaldırılmıştır. İşlerine gönderilenler geri dönerek serbest bırakıldı.

Bizi YouTube da takip edebilirsiniz.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

  • Ders Çalışma Masası Nasıl Olmalı?

    Ders çalışma masası, başarıyı doğrudan etkileyebilecek bir unsurdur. Çalışma alanınızın düzeni ve konforu, odaklanma seviyenizle bağlantılıdır. İyi bir ders çalışma masası, sadece kitaplarınızı veya bilgisayarınızı yerleştirebileceğiniz bir alan olmanın ötesindedir; doğru bir masa, verimliliği artırabilir, motivasyonu destekler ve zihinsel yorgunluğu azaltabilir. Peki, ideal ders çalışma masası nasıl olmalı? Hangi özellikler, sizi daha verimli hale getirebilir?…

  • Analitik Düşünme Nedir, Nasıl Geliştirilir?

    Günümüz dünyasında, hemen her gün çeşitli sorunlarla karşılaşıyoruz. Kimi basit, kimi karmaşık, kimi de hayatımızı doğrudan etkileyen kararlar gerektiriyor. Sorunların çözülmesi ve doğru kararlar alınabilmesi için, olayları çok yönlü değerlendirebilme yeteneğine sahip olmak son derece önemlidir. İşte bu noktada devreye giren beceri analitik düşünmedir. Analitik Düşünme Nedir? Analitik düşünme, bir problemi ya da durumu parçalara…

  • Yasal-Ussal Otorite Nadir?

    Yasal-Ussal Otorite: Temel Bilgilendirme Yasal-ussal otorite, birçok kişi için yabancı olabilir. Ancak bu kavram, hukuk ve sosyal bilimlerde oldukça önemli bir yere sahiptir. Otoritenin Tanımı Otorite, bir konuda söz sahibi olma veya bir uygulama kararı gücüne sahip olma anlamına gelir. Bu, bir bireyin veya yaşamının başkalarını değiştirmeme ve değiştirebilme yetisini ifade eder. Yasal-Ussal Otoritenin Özellikleri…

  • Eğiticinin Eğitimi Ders Programı

    Eğiticinin Eğitimi Ders Başlama Tarihi Ders Gün ve Saatleri: Cumartesi 09.00-14.00 – Pazar 09.00-14.00 1.HAFTA EĞİTİCİNİN EĞİTİMİ DERS PROGRAMI 1.GÜN A. ÖĞRENMENİN OLUŞUMU I 1. Nasıl Öğreniyoruz? a. Başlıca öğrenme kuramları 1- Davranışçı Öğrenme Kuramı 2- Bilişsel Öğrenme Kuramı 3- Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı 2. Bilgiyi İşleme Modeli a. Öğrenme b. Hatırlama c. Unutma 3. Grup…

  • Pozitif Disiplin Nedir?

    Disiplin kelimesi çoğu insanın aklında katı kurallar, cezalar ve otorite figürleriyle ilişkilidir. Ancak “pozitif disiplin” bambaşka bir anlayışı temsil eder. Bu yaklaşımın merkezinde, korku değil bağ vardır. Peki gerçekten nedir pozitif disiplin? Neden son yıllarda bu kadar çok konuşuluyor? Pozitif Disiplinin Temeli: Saygı ve Empati Pozitif disiplin, çocukların ya da bireylerin hatalarını cezayla değil, anlayış…

  • Eğiticinin Eğitimi Sertifika Programı Nasıl Olmalı?

    Eğiticinin Eğitimi Sertifika Programı Eğiticinin Eğitimi Sertifika Programı 45 saat süren programlardan oluşur. Eğiticinin yetenekleri ve bilgisinin olduğu konularda kendilerini daha iyi geliştirmeleri ve başarılı bir eğitmen olmaları amacıyla alması gerekli programlardan oluşur. Eğitimcinin eğitimi için gerekli tüm bilgi ve becerileri kazandırmasına yönelik eğitim programlarından oluşur ve eğitimci özgüvenli ve iletişim becerisi yüksek hale gelmesi…