Osmanlının Altın Çağı

Osmanlının Altın Çağı
Osmanlının Altın Çağı

Her devletin ve her dönemin “altın çağ” olarak isimlendirdiği bir dönemi olmuştur. Osmanlı devletinde ise dönemin ilk padişahları, eğlenceden ve şatafattan uzak durarak, devletin temelini oluşturmak için çalışmışlardır. Sultan Yavuz Selim tahtta sadece 8 yıl kalmıştır. Sultan Yavuz Selim döneminde Osmanlıya ait hazine, en zengin dönemini yaşamıştır. Sultan Yavuz Selim: Kim bu hazineye bir kuruş ilave ederse, onun mührüyle açılsın demiştir. Bu hazine Osmanlı imparatorluğunun son dönemine kadar hep I. Selim’in mührüyle açılmıştır. Osmanlının altın çağı, Kanuni Sultan Süleyman dönemi olarak bilinir. Bu yükseliş sadece yarım asır devam etmiştir. Kanuniden sonra yerine gelen Sultan II. Selim ile devlet geriye gitmeye başlamıştır. Eğlence ve şatafata dayalı olan kanuniden sonraki dönem, Osmanlının çöküşüne büyük etki etmiştir. Fakat Osmanlının çöküş döneminde musiki kültürü, altın çağa yöneliş olarak da kabul edilmiştir.

Osmanlıda Musiki

1435 yılında Herat’ta hayata gözlerini yuman Abdulkadir Meragi, doğu saray müziklerinin babasıdır. Osmanlının altın çağı temelini oluşturan Murabba, Kar ve Nakış formlarında olan eserleri Osmanlı musikisinin en önemli kaynağını teşkil etmektedir. Osmanlı devletine altın çağı yaşatan Kanuni Sultan Süleyman, öncelikle içkiyi yasaklamıştır. Musikinin de içkiye sebebiyet vermesi sebebiyle musikiyi de yasaklamıştır. Nişancı Mehmed Paşa, müzisyenler için “Her biri gam köşesine sığındı, çoğu kayboldu çoğu gizlendi. Kimisi kırgındı kimisi kızgın” sözleriyle avam musikinin yasaklandığını ve etkisini dile getirmiştir. Sonuç olarak avam musikisi unutulmuş, divan musikisinin bazı eserleri ise günümüze kadar gelmiştir.

Osmanlı Devletinin Altın Çağı: Musiki

1. Selim, hareme olan düşkünlüğü yüzünden eğlenceye dalmıştır. Sokullu Mehmet Paşa sayesinde devlet ayakta kalmayı başarmıştır. Osmanlının altın çağı için katkıda bulunan kişilerden biri Musiki ile birlikte güzel sanatlara da anlam kazandırmış olan Yahya Efendi, aynı zamanda kanuninin süt kardeşidir. Bunun yanında Sünbül Sinan, Zenbilli Ali Efendi, Merkez Efendi de bu önemli isimler arasındadır. O dönemin eserlerinden günümüze kadar gelenler, Maldovya Prensi Dimitri’nin yazdığı risale ve Ali Ufki’nin mecmuasıdır. Yine bu döneme en büyük damgasını vuran önemli olaylardan biri de III. Murad’ın oğlu olan Şehzade Mehmed için yaptırdığı sünnet düğünüdür. Bu sünnet düğünü için Avrupa, Afrika ve Asya’da bulunan sultanlara ve krallara davetiye yollanmıştır. Ayrıca valiler ve beylerbeyleri de davet edilmiştir. At meydanında yapılan düğün elli iki gün sürmüştür.

Eğiticinin Eğitimi

Bunlarda İlginizi Çekebilir

  • Yaşantı Nedir?

    Yaşantı, bireyin çevresindeki insanlarla dahası çevresindeki herhangi bir şeyle etkileşimi sonucunda elde ettiği deneyimlerin tümüdür. İki çeşit yaşantı vardır; bunlardan biri yaşanılmış yaşantı diğeri ise kazanılmış yaşantıdır. Yaşanılmış yaşantı, yaşantının genel tanımıyla aynıdır. Yani bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu elde ettiği deneyimdir. Kazanılmış yaşantı nedir diyecek olursak, bireyde kalıcı izli davranış değişikliği meydana getiren yaşantı türüdür….

  • Eğiticilerin Eğitimi Programı Önemi

    Eğitimcilik mesleğine adım atmakta ve halen eğitimci olarak görev yapmakta olanların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerin başında işini daha iyi yapabilmek için sektörel bilgiye ulaşmaları gereklidir. Eğiticilerin eğitimi programı çalışan kişilerin verimliliğini artırmak için alınan eğitimleri kapsar. Eğitimcilerin almış oldukları eğitimle bilgi, beceri ve davranışı kazanan kişiler yetiştirilmesine yardımcı olur. Eğitimcilerin sahip oldukları mesleklerin en…

  • Dijital Okuryazarlık: Sadece Tuşlara Basmak Değil, Ne Yaptığını Bilmek

    İnternete giriyoruz, bir şeyler arıyoruz, paylaşıyoruz, tıklıyoruz… Ama gerçekten dijital dünyada okuryazar mıyız? Bu yazıyı yazarken kendi kendime sordum: “Yıllardır bilgisayar kullanıyorum, sosyal medyada aktifim, e-posta atabiliyorum… ama bu dijital okuryazarlık mı?” Biraz düşündüm. Sonra fark ettim: Bu iş sadece teknolojiyi kullanabilmek değil, onu anlayarak ve sorumlu şekilde kullanabilmekmiş. Dijital Okuryazarlık Nedir? En basit tanımıyla…

  • Hakkımızda

    MİSYONUMUZ; Öğrenmenin nasıl oluştuğunu, anlam ve önemini kavramış, öğrenmenin insan için değerini bilen, bilgiye ulaşma yollarını içselleştirmiş, öğrendiklerini etkili sunum tekniklerini kullanarak diğer insanlarla paylaşabilen bunları kişilik özelliği haline getirmiş bireyler yetiştirmek. VİZYONUMUZ; İnsanın en temel özelliği olan öğrenebilme ve öğrendiklerini paylaşabilme yeteneği kazanmış, bu kazanımları topluma aktarabilen bireylerle toplumun refah ve algılama düzeyinin yükselmesini sağlayarak çağdaş…

  • Personel Yükseltici Platform Eğitimi

    Personel yükseltici platform eğitimi hakkında detaylı bilgi öğrenmeden önce personel ve yük yükseltici platform ne demektir, ne için hayatımızdalar, her isteyen kullanabilir mi, nerelerde kullanılmalı gibi sorulara yanıt bulunmalıdır. Personel ve yük yükseltici platformlar, ulaşılması zor olan alanlara ulaşmasını sağlayan, istenildiğinde dikey ve yatay olarak hareket edebilen iş makinalarıdır. Personel ve yük yükseltici platformların piyasada kullanılan…

  • Tümevarım Kavramı Nedir?

    Elde olan kavramları tek tek genele yaymak olarak değerlendirilen tümevarım kavramı özelden genele giden bir akıl yürütme türüdür. Örnek verecek olursak; Gözlemlediğim Bari köyünde köyden kente giden çocuklar çok fazladır. Canlılar dünyasında sadece insanlar akıl yürütme ve sanat yapabilirler. İnsanlar bilim ve sanata ulaşmak için deneyimlerden yola çıkarlar. Birçok deneyimden sadece bir tane tümel yargı…