Yaşantı Nedir? Yaşanılmış ve Kazanılmış Yaşantı Örnekleri

Yaşadığınız her olay sizi değiştirir mi? Hayır. İşte eğitim bilimlerinde “yaşantı” kavramının püf noktası burada başlıyor. Çevrenizle etkileşime girersiniz, bazı olaylar geçip gider, bazılarıysa sizde iz bırakır ve davranışınızı değiştirir. Peki yaşantı ne zaman öğrenmeye dönüşür?

👀 YAŞADINIZ AMA ÖĞRENMEDİNİZ

Otobüste yanınızdan geçen bir reklamı gördünüz ve birkaç dakika sonra unuttunuz. Bir etkileşim yaşadınız ama sizde belirgin, kalıcı bir değişiklik oluşmadı.

🧠 YAŞADINIZ VE ÖĞRENDİNİZ

İlk kez bisiklete bindiniz, dengenizi kaybettiniz, tekrar denediniz. Bir süre sonra dengede kalmayı öğrendiniz. İşte yaşantı davranışınıza dokundu.

Yaşantı Nedir Kısaca?

Yaşantı, bireyin çevresiyle kurduğu etkileşim sonucunda edindiği deneyimler ve bu etkileşimin bireyde bıraktığı izler olarak açıklanabilir. Eğitim açısından önemli olan nokta, kişinin öğrenme sürecinde pasif biçimde bilgi duyması değil, çevresi ve öğrenme ortamıyla etkileşime girmesidir.

Şöyle düşünün.

Size yüzme hakkında elli sayfa kitap verebilirim. Suyun kaldırma kuvvetini de anlatırım.

Ama havuza girdiğinizde iş değişir.

Bilgi, yaşantıyla buluşmaya başlar.

“Bana söylersen unuturum, gösterirsen hatırlarım, beni dahil edip yaşatırsan gerçekten öğrenirim.”

Yaşantı Nedir?
Yaşantı Nedir?

Yaşantı ile Deneyim Aynı Şey midir?

Günlük kullanımda iki kelime birbirine oldukça yakındır.

Eğitim bilimlerinde ise yaşantı denildiğinde genellikle bireyin çevresiyle etkileşim kurması ve bu etkileşimin kişide bıraktığı iz üzerinde durulur. Öğrenme de yaşantı sonucu ortaya çıkan nispeten kalıcı davranış değişikliğiyle ilişkilendirilir.

Yani “deneyim yaşadım” demek kolay.

Asıl soru şu:

O deneyim sizde ne bıraktı?

Yaşanılmış Yaşantı Nedir?

Klasik eğitim bilimleri sınıflandırmasında yaşanılmış yaşantı, bireyin çevresiyle etkileşim sürecinde yaşadığı deneyimleri ifade eder.

Mesela sabah işe giderken:

🚇 Metroya bindiniz.

👥 İnsanlarla karşılaştınız.

🌧️ Yağmura yakalandınız.

☕ Bir kafede oturdunuz.

Bunların hepsi gününüzün bir parçasıdır.

Ama her yaşadığınız olay size yeni bir davranış kazandırmak zorunda değildir.

Kazanılmış Yaşantı Nedir?

Kazanılmış yaşantı, bireyin çevresiyle etkileşimi sonucunda öğrenmeyle ilişkili, nispeten kalıcı bir değişimin ortaya çıkması şeklinde anlatılır. Eğitim bilimleri kaynaklarında bu kavram, öğrenme ile doğrudan ilişkilendiriliyor.

Bir örnek verelim.

İlk kez ütüye dokunan çocuk eli yanınca sıcak yüzeylere çıplak elle dokunmaması gerektiğini öğrenebilir.

Olay birkaç saniye sürdü.

Ama bıraktığı iz daha uzun.

İşte mesele bu.

Yaşanılmış Yaşantı ile Kazanılmış Yaşantı Arasındaki Fark Nedir?

Bu başlığı kesinlikle ekleyin.

👀 Yaşanılmış Yaşantı

Bireyin çevresiyle kurduğu etkileşim ve yaşadığı deneyimdir.

🧠 Kazanılmış Yaşantı

Etkileşim sonucunda kişide öğrenmeye bağlı, nispeten kalıcı bir değişikliğin ortaya çıkmasıdır.

Hani “başından geçtiyse zaten öğrenmiştir” denir ya, öyle değil.

İnsan bir olayı yaşayabilir ama ondan hiçbir şey öğrenmeyebilir.

Kazanılmış Yaşantıya Örnekler Nelerdir?

Burası Google açısından da güzel çalışır.

🚲 Bisiklete binmeyi deneye deneye öğrenmek.

🔥 Sıcak bir yüzeye dokunduktan sonra daha dikkatli davranmak.

🚦 Trafik eğitiminden sonra kırmızı ışıkta durmayı alışkanlık hâline getirmek.

🧵 Uygulama yaparak dikiş makinesi kullanmayı öğrenmek.

🧯 Yangın eğitiminde söndürücünün nasıl kullanılacağını uygulayarak öğrenmek.

🗣️ Yabancı dil dersinde öğrendiğiniz cümleyi gerçek konuşmada kullanabilmek.

Örnekleri günlük hayattan verirseniz öğrenci tanımı ezberlemek zorunda kalmaz.

Her Yaşantı Öğrenmeyle Sonuçlanır mı?

Hayır.

Bence yazının en güzel H2’lerinden biri olur.

Siz bugün sokakta yüzlerce insan görebilirsiniz. Onlarca ses duyabilirsiniz. Bir sürü tabelanın önünden geçersiniz.

Çoğunu akşam hatırlamazsınız bile.

Öğrenmenin ortaya çıkması için yaşantının kişide bir değişime yol açması gerekir. Eğitim psikolojisinde bu değişimin de nispeten kalıcı olması beklenir.

Yaşamak başka.

Öğrenerek çıkmak başka.

Yaparak Yaşayarak Öğrenme Nedir?

Yaparak yaşayarak öğrenmede öğrenci bilgiyi hazır şekilde dinlemekle kalmaz; uygulamanın içine girer.

🧪 Deney yapar.

🎭 Drama uygular.

🛠️ Bir araç kullanır.

🗣️ Tartışır.

🧩 Problem çözer.

🔍 Gözlem yapar.

Yaşantı, bireyin çevresindeki insanlarla dahası çevresindeki herhangi bir şeyle etkileşimi sonucunda elde ettiği deneyimlerin tümüdür. İki çeşit yaşantı vardır; bunlardan biri yaşanılmış yaşantı diğeri ise kazanılmış yaşantıdır. Yaşanılmış yaşantı, yaşantının genel tanımıyla aynıdır. Yani bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu elde ettiği deneyimdir. Kazanılmış yaşantı nedir diyecek olursak, bireyde kalıcı izli davranış değişikliği meydana getiren yaşantı türüdür. Kalıcı izli davranış değişikliğine öğrenme diyoruz. Eğitimcilerin üzerinde durması gereken yaşantı türü kazanılmış yaşantıdır. Çünkü eğitimin ve öğrenmenin gerçekleşebilmesi için kalıcı izli davranış değişikliğinin meydana gelmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle eğitim ancak kazanılmış yaşantılar ile mümkün olabilir.

Bireyde davranış değişikliği meydana getirmeyen bir yaşantı eğitimin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Yani yoldan geçerken bir kazayı görüp duran bir kişi merakla bu durumu izliyor ve kendisinde bir davranış değişikliği meydana gelmiyorsa bu durumda eğitim meydana gelmez. Fakat kaza yapan bir kişinin daha sonrasında araba sürmekten korkmaya başlaması bir davranış değişikliğidir. Davranışın kalıcı izli olması demek bir ömür boyu devam etmesi anlamına gelmemektedir. Belirli bir süre (örneğin 1 yıl) bu davranışı göstermesi kalıcı izli davranış değişikliği olarak nitelendirilebilir.

Yaşanılmış yaşantı

Yaşanmış deneyim, bireyin içinde bulunduğu etkileşim durumunda maruz kaldığı olay ve durumların arasından, onun duygusal, zihinsel ya da davranışsal olarak etkilenmesine neden olan ve uzun vadede iz bırakan olaylardır. Bu tür deneyimler, bireyin algılarını, değerlerini, düşünce biçimini ya da davranış kalıplarını değiştirebilir.

Örneğin, bir bireyin bir öğretmenden aldığı övgü, onun özgüvenini artırarak davranışlarında olumlu bir değişikliğe neden olabilir. Ya da bir travmatik olay, bireyin kaygı seviyelerini yükseltip tepkilerinde bir farklılık yaratabilir. Bu tür deneyimler, bireyin yaşam boyu hatırladığı, onun kişisel gelişimine ya da olumsuz anlamda gerilemesine katkıda bulunan olaylardır.

Kısacası, yaşanmış deneyim sadece bir olayın birey üzerinde anlık etkisiyle sınırlı değildir; bireyin ruhsal ya da davranışsal dünyasında iz bırakması, onu diğer sıradan etkileşimlerden ayırır. Bu tür deneyimler bireyin kişilik gelişimine, yaşam algısına ve gelecekteki kararlarına doğrudan etki edebilir.

Kazanılmış yaşantı

Kazanılmış yaşantı: Bireylerin çevresiyle ve diğer bireylerle olan etkileşimleri sonucunda, yaşam deneyimlerinden öğrendikleri ve bu öğrenmenin bireyde kalıcı bir davranış değişikliği oluşturduğu durumlardır. Kazanılmış yaşantılar, bireyin deneyimlerinden öğrenme yoluyla elde ettiği bilgi, beceri ya da tutumları ifade eder.

Örnekler:

  1. Matematikte problem çözme yöntemlerini öğrenen bir öğrencinin, bu yöntemleri günlük hayatta kullanması.
  2. Trafik kurallarını öğrenen bir bireyin, yaya geçidini kullanma alışkanlığı geliştirmesi.
  3. Bir müzik aleti çalmayı öğrenen birinin bu beceriyi hayatı boyunca sürdürebilmesi.

Verilen Örnekte Durum:

“Bir yakınını cinayette kaybeden Elif, gazetelerde önce cinayet haberlerini okur.”

Bu durum, Elif’in yaşadığı bir travmanın sonucunda geliştirdiği bir davranışı ifade ediyor. Ancak bu davranış, kazanılmış bir yaşantı değil, travmatik bir deneyimden kaynaklanan psikolojik bir tepki olarak değerlendirilebilir. Kazanılmış yaşantı; bireyin bilinçli bir öğrenme süreciyle kazandığı ve fayda sağlayan davranış değişikliklerini ifade eder. Bu nedenle, verilen örnek kazanılmış yaşantıya bir örnek değildir.

Dolaylı yaşantı

Dolaylı yaşantı, bireyin kendi doğrudan deneyimleri yerine, başkalarının deneyimlerini gözlemleyerek öğrenme veya etkilenme sürecidir. Bu, bireyin çevresinde olup biten olaylara, kişilere veya durumlara tanık olarak bir çıkarımda bulunması ve bu süreçten öğrenmesi anlamına gelir. Dolaylı yaşantı, genellikle sosyal öğrenme teorisi ile ilişkilendirilir ve bireyin çevresinden edindiği gözlemler sonucunda bilgi, tutum veya davranış geliştirmesi olarak tanımlanır.

Örnekler:

  1. Bir çocuk, ablasının yemek yediğinde övüldüğünü gözlemlediği için kendisi de yemek yemeye daha istekli hale gelir.
  2. Bir çalışan, meslektaşının bir hata yapıp yöneticisinden uyarı aldığını gördükten sonra aynı hatayı yapmaktan kaçınır.
  3. Bir öğrenci, sınıfta bir arkadaşının zor bir soruyu doğru yanıtlayarak öğretmeninden övgü aldığını izlediği için daha çok çalışmaya motive olur.

Dolaylı Duygusallık:

Dolaylı duygusallık, dolaylı yaşantının bir alt boyutu olup, bireyin bir başkasının yaşadığı duygusal deneyimleri gözlemlemesi ve bu durumdan etkilenerek benzer duygusal tepkiler geliştirmesidir.

Örnek:

  • Bir birey, arkadaşının bir sınavda yaşadığı kaygıyı gözlemlediği için kendi sınavı yaklaşırken aynı kaygıyı hissetmeye başlar.
  • Bir çocuk, ebeveyninin bir köpekten korktuğunu görüp köpeklere karşı korku geliştirebilir.

Sonuç: Dolaylı yaşantı ve dolaylı duygusallık, bireyin çevresini gözlemleyerek öğrenme ve etkilenme süreçlerini ifade eder, ancak dolaylı duygusallık daha çok duygusal tepkilerin transferine odaklanır.

  1. “Yaşanılmış yaşantı” ile “kazanılmış yaşantı” arasındaki temel fark nedir?

    Yaşanılmış yaşantı, bireyde kalıcı duygusal veya zihinsel izler bırakan her türlü deneyimi kapsarken (olumlu/olumsuz), kazanılmış yaşantı daha çok bilinçli bir öğrenme süreciyle edinilen ve bireyde kalıcı, genellikle faydalı bir davranış değişikliği oluşturan durumları ifade eder. Yani, her kazanılmış yaşantı aynı zamanda yaşanılmış bir yaşantıdır, ancak her yaşanılmış yaşantı bir kazanılmış yaşantı olmak zorunda değildir (özellikle travmatik olanlar).
  2. Dolaylı yaşantı neden doğrudan deneyimden daha avantajlı olabilir?

    Dolaylı yaşantı, bireyin her şeyi kendi deneyimleriyle öğrenme riskini ve maliyetini ortadan kaldırır. Başkalarının hatalarından ders çıkarmasına veya başarılarından ilham almasına olanak tanıyarak, daha hızlı ve güvenli bir öğrenme süreci sunar. Bu, özellikle tehlikeli veya maliyetli olabilecek durumlarda büyük bir avantajdır.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

  • Ders Çalışma Masası Nasıl Olmalı?

    Ders çalışma masası, başarıyı doğrudan etkileyebilecek bir unsurdur. Çalışma alanınızın düzeni ve konforu, odaklanma seviyenizle bağlantılıdır. İyi bir ders çalışma masası, sadece kitaplarınızı veya bilgisayarınızı yerleştirebileceğiniz bir alan olmanın ötesindedir; doğru bir masa, verimliliği artırabilir, motivasyonu destekler ve zihinsel yorgunluğu azaltabilir. Peki, ideal ders çalışma masası nasıl olmalı? Hangi özellikler, sizi daha verimli hale getirebilir?…

  • Sosyal Darwinizm Nedir?

    Darwizm nedir? Evrim Teorisi Nedir? Sosyal Darwizm Nedir? Temel soruları, Charles Darwin’in evrim teorisinin anlaşılması için sorulan sorular arasında yer almaktadır. 1859 senesinde Charles Darwin tarafından “The Origin of Species” isimli çalışma yayınlaşmıştır. Bu çalışma bilim dünyasına büyük bir yankı yapmıştır. 1930 yıllarında Charles Darwin, Beagle adlı bir gemiyle yolculuk yapmıştır. Bu yolculuk esnasında Galapagos…

  • Formasyon Nedir? Formasyon Alma Aşamaları

    Formasyon, kelime anlamıyla “biçimlenme” veya “yetişim” anlamına gelir. Ancak eğitim bağlamında, Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı’nın kısaltması olarak kullanılır. Bu program, özellikle fen-edebiyat fakültesi mezunlarının öğretmenlik yapabilmeleri için gerekli yeterlilikleri kazandırmayı hedefler. Pedagojik Formasyon Nedir? Pedagojik formasyon, eğitim fakültesi dışındaki lisans mezunlarının öğretmenlik yapabilmeleri için gerekli bir sertifika programıdır. Programın temel amacı, adaylara öğretmenlik mesleğinde…

  • Sosyoloji Nedir? Temel Özellikleri Nelerdir?

    Sosyoloji sistematik olarak çağdaş toplumları inceler. Modern toplumlardaki yaşamı bilimsel bir yöntemle inceler. Sosyoloji, modern toplumlardaki insan gruplarını ve bu gruplar arasındaki ilişkileri inceleyen bir bilimdir. Sosyal kurumlar, tüm toplumlarda bulunan iyi organize edilmiş sosyal düzenlemelerdir. Sosyoloji bu sosyal kurumları ve aralarındaki ilişkileri inceler. Bütün toplumlarda var olan en temel kurumlar; Aile, eğitim, din, iş…

  • Öğretmen Veli Görüşmesi Nasıl Olmalı ?

    Öğretmen-veli görüşmesi, öğrencinin eğitim hayatındaki başarısını artırmak için oldukça önemli bir fırsattır. Bu görüşmeler, öğretmenin öğrencinin okul içindeki durumu hakkında bilgi vermesi ve veliye evde nasıl destek olunacağına dair ipuçları sunması açısından kritik bir rol oynar. Ancak bu görüşmelerin verimli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için bazı önemli noktalar vardır. Peki, öğretmen-veli görüşmesi nasıl olmalı?…

  • Formal Eğitim

    Formal eğitim, planlı ve programlı bir eğitim sürecidir. Eğitimin sonunda kazanılacak hedefler önceden bellidir ve plan programda yazılıdır. Formal eğitim profesyonel kişiler tarafından verilir. Örneğin okullarda formal eğitim, 4 yıllık eğitim fakültelerinden mezun olan ya da 4 yıllık diğer fakültelerden mezun olup daha sonrasında formasyon alan öğretmenler tarafından verilir. Formal eğitimde olumlu davranışlar kazandırmak esastır….